top of page
background.jpg


 

BLUECAT MONDAY | Enterprise DNS Series

30 Ağu
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 9 Eyl

Issue #12


API & Integration


 

DNS'i BT Ekosisteminin Aktif Bir Parçası Haline Getirmek

 

Modern BT altyapısında artık neredeyse hiçbir sistem tek başına çalışmıyor.

 

Cloud platformları, sanallaştırma ortamları, Kubernetes kümeleri, ITSM araçları, CI/CD süreçleri ve Infrastructure as Code platformları sürekli olarak yeni kaynaklar oluşturuyor, değiştiriyor veya kaldırıyor.

 

Yeni bir sunucu devreye alındığında IP adresine ihtiyaç duyuyor.

Yeni bir uygulama yayınlandığında DNS kaydı oluşturuluyor.

Bir workload başka bir ortama taşındığında ağ bilgilerinin güncellenmesi gerekiyor.

 

Eğer bütün bu değişikliklerin sonunda DNS, DHCP veya IPAM tarafında hâlâ birisinin manuel işlem yapması gerekiyorsa, altyapının yalnızca bir bölümü otomatikleşmiş demektir.

 

Modern altyapıda DNS sonradan yapılan bir işlem değil, provisioning sürecinin bir parçası olmalıdır.

 

API & Integration Ne Sağlar?

 

API tabanlı entegrasyon, DNS, DHCP ve IPAM servislerinin diğer BT sistemleri tarafından programatik olarak kullanılabilmesini sağlar.

 

Böylece örneğin yeni bir sanal makine oluşturulduğunda süreç yalnızca compute kaynağının hazırlanmasıyla bitmez.

 

Aynı workflow içerisinde:

 

IP adresi ayrılabilir,

DNS kaydı oluşturulabilir,

gerekli network bilgileri atanabilir,

değişiklik kayıt altına alınabilir

ve kaynak kaldırıldığında ilgili kayıtlar geri alınabilir.

 

Sonuçta birbirinden bağımsız operasyonlar yerine uçtan uca çalışan bir provisioning süreci ortaya çıkar.

 

Otomasyon Var, Peki Entegrasyon Var mı?

 

Birçok kurumda otomasyon projeleri belirli sistemlerin sınırları içerisinde kalır.

 

Cloud ekibi kendi otomasyonunu kullanır.

 

Network ekibi farklı araçlarla çalışır.

 

DevOps ekipleri CI/CD pipeline'larını yönetir.

 

IT ekipleri talepleri ITSM üzerinden takip eder.

 

Ancak DNS ve IP adres yönetimi bu zincire entegre değilse süreç bir noktada manuel adıma dönüşür.

 

Örneğin:

 

ServiceNow → Onay → VMware → Sunucu Oluşturuldu → IP Talebi → DNS Talebi → Network Ekibi

 

İlk üç adım birkaç dakika içerisinde tamamlanabilirken son iki adım manuel işlem nedeniyle saatler hatta günler sürebilir.

 

API entegrasyonunun amacı bu kırılma noktasını ortadan kaldırmaktır.

 

ServiceNow → Otomasyon → IPAM → DNS/DHCP → VMware/Cloud → Hazır Sistem

 

Tek workflow.

Tek politika.

Daha az manuel müdahale.

 

DNS Artık Yalnızca Network Ekibinin Sistemi Değil

 

Modern uygulama geliştirme süreçlerinde DNS çok daha geniş bir ekosistemin parçasıdır.

 

DevOps ekipleri yeni uygulamalar yayınlar.

 

Cloud platformları dinamik kaynaklar oluşturur.

 

Kubernetes sürekli yeni workload'lar ayağa kaldırır.

 

ITSM sistemleri provisioning taleplerini başlatır.

 

Infrastructure as Code araçları altyapıyı kod üzerinden oluşturur.

 

Bütün bu sistemlerin ortak ihtiyaçlarından biri doğru network kimliği ve isim çözümlemesidir.

 

Bu nedenle modern DDI mimarisinin yalnızca yönetilebilir olması değil, aynı zamanda entegrasyona açık olması gerekir.

 

API-First Yaklaşım Neden Önemli?

 

API-first yaklaşımında DNS, DHCP ve IPAM fonksiyonları yalnızca yönetim ekranından gerçekleştirilen işlemler değildir.

 

Aynı fonksiyonlar diğer sistemler tarafından da çağrılabilir.

 

Bu sayede kurumlar:

 

·       DNS kayıtlarının otomatik oluşturulmasını ve kaldırılmasını,

·       IP adreslerinin dinamik tahsis edilmesini,

·       Cloud ve sanallaştırma provisioning süreçlerinin DDI ile entegre edilmesini,

·       DevOps ve CI/CD pipeline'larının DNS süreçlerine erişmesini,

·       ITSM taleplerinin otomatik workflow'lara dönüştürülmesini,

·       Infrastructure as Code yaklaşımının network servislerine genişletilmesini

 

sağlayabilir.

 

Böylece DNS altyapısı değişimin önündeki bir operasyon noktası olmaktan çıkar ve otomasyonun doğal bir parçasına dönüşür.

 

DNS ve DDI API merkezinin bulut, sanallaştırma, DevOps, ITSM, Kubernetes ve veri merkezi uygulamalarıyla bağlantılarını gösteren şema.

Entegrasyon Aynı Zamanda Kontrol Demektir

 

API kullanımı yalnızca daha hızlı işlem yapmak anlamına gelmez.

 

Doğru tasarlandığında otomasyon, manuel işlemlerden daha kontrollü bir yapı oluşturabilir.

 

Çünkü her ekip doğrudan DNS üzerinde istediği değişikliği yapmak yerine önceden tanımlanmış workflow ve politikalar üzerinden işlem gerçekleştirebilir.

 

Örneğin bir uygulama ekibinin yalnızca kendi domain alanında kayıt oluşturmasına izin verilebilir.

 

Cloud kaynakları belirlenmiş IP bloklarından adres alabilir.

 

Geçici kaynakların DNS ve IP kayıtları yaşam döngülerinin sonunda otomatik olarak kaldırılabilir.

 

Böylece hız ile yönetişim arasında seçim yapmak gerekmez.

 

BlueCat Yaklaşımı

 

BlueCat, DNS, DHCP ve IPAM servislerini API ve entegrasyon yetenekleriyle kurumun daha geniş otomasyon ekosistemine dahil etmeyi mümkün kılar.

 

Cloud platformları, sanallaştırma altyapıları, DevOps araçları, ITSM sistemleri ve otomasyon platformları DDI servisleriyle entegre edilerek network operasyonlarının uygulama ve altyapı yaşam döngüsünü takip etmesi sağlanabilir.

 

Bunun sonucunda yeni bir sistem oluşturulduğunda DNS ve IP operasyonları sonradan açılan bir ticket olmaktan çıkar.

 

Altyapıyla birlikte oluşur, altyapıyla birlikte değişir ve altyapıyla birlikte ortadan kalkar.

 

Modern DDI'ın gerçek değeri de burada ortaya çıkar:

 

DNS'i yöneten başka bir sistem kurmak değil, DNS'i kurumun teknoloji ekosistemine bağlamak.

 

Bir sonraki sayımızda DNS Governance konusunu ele alacak; büyüyen ve farklı ekipler tarafından yönetilen DNS altyapısında standartların, yetkilendirmenin ve kurumsal kontrolün nasıl korunabileceğini inceleyeceğiz.

 

Key Takeaway

 

Otomasyonun bittiği yerde manuel DNS süreci başlıyorsa, altyapınız henüz gerçekten otomatik değildir.

 



BlueCat Monday | Enterprise DNS Series

Prepared by Zero Second

Helping organizations build resilient, secure and intelligent DNS infrastructures

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page