BLUECAT MONDAY | Enterprise DNS Series
Güncelleme tarihi: 9 Eyl
Issue #09
Hybrid Cloud DNS
Farklı Ortamlar. Tek DNS Stratejisi.
Kurumsal altyapılar artık tek bir veri merkezinde yaşamıyor.
Bir uygulama kurumun kendi veri merkezinde çalışırken, başka bir servis AWS veya Azure üzerinde olabilir. Kritik sistemlerin bir bölümü private cloud ortamında tutulurken, yeni projeler farklı public cloud platformlarında devreye alınabilir.
Bu esneklik kurumlara önemli avantajlar sağlıyor.
Ancak beraberinde yeni bir sorun getiriyor:
DNS parçalanıyor.
Her ortam kendi DNS yapısını, kayıtlarını ve yönetim yöntemini kullanmaya başladığında BT ekiplerinin ağın tamamını tek bir yapı olarak görmesi ve yönetmesi giderek zorlaşıyor.
Hybrid Cloud DNS Nedir?
Hybrid Cloud DNS; on-premise, private cloud ve public cloud ortamlarındaki DNS servislerinin ortak bir yönetim ve görünürlük yaklaşımı altında çalışmasını sağlayan mimaridir.
Amaç bütün DNS servislerini fiziksel olarak tek yere taşımak değildir.
Amaç, DNS'in nerede çalıştığından bağımsız olarak kurum genelinde tutarlı, görünür ve yönetilebilir olmasını sağlamaktır.
Bu yaklaşım sayesinde kurumlar;
· On-prem ve cloud DNS ortamlarında merkezi görünürlük sağlayabilir.
· Farklı ortamlardaki DNS kayıtlarını daha tutarlı yönetebilir.
· Cloud-native DNS servislerini kurumsal DNS mimarisine dahil edebilir.
· DNS politikalarını farklı altyapılarda standartlaştırabilir.
· Uygulamaların ortamlar arasında daha güvenilir şekilde iletişim kurmasını sağlayabilir.

Cloud Büyüdükçe DNS Neden Zorlaşıyor?
Tek bir veri merkezinde DNS yönetmek nispeten kontrollüdür.
Ancak altyapıya AWS, Azure, Google Cloud, private cloud, Kubernetes ve farklı SaaS servisleri eklendikçe DNS kayıtlarının oluşturulduğu ve değiştirildiği noktaların sayısı hızla artar.
Bir süre sonra aynı kurum içerisinde farklı ekipler farklı DNS ortamlarını yönetmeye başlayabilir.
Bunun sonucunda;
· DNS kayıtları farklı sistemlere dağılabilir.
· Aynı kaynak için tutarsız bilgiler oluşabilir.
· Kullanılmayan kayıtlar sistemlerde kalabilir.
· Sorunların kaynağını belirlemek zorlaşabilir.
· Güvenlik ve yönetişim politikalarının uygulanması karmaşıklaşabilir.
Sorun cloud kullanmak değildir.
Sorun, büyüyen cloud ekosisteminin DNS tarafında merkezi bir kontrol modeline sahip olmamasıdır.
Modern Hybrid Cloud DNS Yaklaşımının Sağladığı Avantajlar
Doğru tasarlanmış bir Hybrid Cloud DNS mimarisi;
· Merkezi DNS görünürlüğü,
· On-prem ve cloud ortamları arasında tutarlı isim çözümleme,
· Cloud-native DNS servisleriyle entegrasyon,
· Merkezi politika ve yönetişim,
· Otomasyon destekli kayıt yönetimi,
· Daha hızlı uygulama devreye alma,
· Dağıtık altyapılarda daha yüksek operasyonel kontrol
sağlar.
Böylece BT ekipleri her yeni cloud ortamı için ayrı bir DNS adası oluşturmak yerine, büyüyen altyapıyı ortak bir DNS stratejisi altında yönetebilir.
BlueCat Yaklaşımı
BlueCat, kurumsal DNS altyapısı ile cloud-native DNS servisleri arasında merkezi görünürlük, otomasyon ve yönetim sağlayarak hibrit ve multi-cloud ortamların oluşturduğu karmaşıklığı azaltmaya yardımcı olur.
On-premise altyapılar, private cloud ortamları ve public cloud servisleri ortak bir DNS yönetim yaklaşımının parçası haline gelir.
Böylece kurumlar cloud'un sağladığı çevikliği korurken DNS üzerindeki kurumsal kontrolü kaybetmez.
Çünkü altyapının nerede çalıştığı değişebilir.
DNS stratejisinin bütünlüğü değişmemelidir.
Bir sonraki sayımızda DNS Threat Protection konusunu ele alacak ve DNS verisinin gelişmiş tehditlerin daha erken tespit edilmesinde nasıl kullanılabileceğini inceleyeceğiz.
Key Takeaway
Hybrid cloud, DNS'in de parçalanması anlamına gelmemeli. Farklı altyapılar tek bir DNS stratejisinin parçası olarak yönetilebilmelidir.
BlueCat Monday | Enterprise DNS Series
Prepared by Zero Second
Helping organizations build resilient, secure and intelligent DNS infrastructures





















Yorumlar