top of page
background.jpg

Blog

GEODI Discovery Series | Friday

  • 6 Tem
  • 2 dakikada okunur

Issue 01


Veriniz Nerede? Gerçekten Biliyor musunuz?


 

Her kurum verisini korumak ister.

 

Firewall'lar kurulur, EDR çözümleri devreye alınır, DLP projeleri hayata geçirilir, erişim yetkileri gözden geçirilir ve güvenlik politikaları sürekli güncellenir.

 

Peki tüm bunlardan önce cevaplanması gereken çok temel bir soru var:

 

Kurumunuzdaki kritik verilerin tam olarak nerede bulunduğunu gerçekten biliyor musunuz?

 

Bugün birçok kurumun sahip olduğu en büyük risk, siber saldırılar değil; sahip olduğu veriyi tam anlamıyla tanımamaktır.

 

Çünkü kurumsal veriler artık yalnızca veri tabanlarında yaşamıyor.

 

Dosya sunucuları, SharePoint ortamları, NAS cihazları, OneDrive klasörleri, bulut depoları, e-posta kutuları, PDF dosyaları, CAD çizimleri, taranmış belgeler, Word ve Excel dosyaları... Kurumsal bilgi yüzlerce farklı formatta ve farklı lokasyonlarda dağınık şekilde bulunuyor.

 

Üstelik bu verilerin önemli bir kısmı zaman içinde unutuluyor.

 

Kim tarafından oluşturulduğu bilinmeyen klasörler, yıllardır açılmayan dosyalar, eski proje arşivleri, kopyalanmış dokümanlar ve paylaşıma açık klasörler fark edilmeden büyümeye devam ediyor.

 

İşte bu görünmeyen alan, günümüzde "Dark Data" olarak adlandırılıyor.

 

Dark Data yalnızca depolama maliyeti oluşturmaz; aynı zamanda güvenlik, uyumluluk ve operasyonel verimlilik açısından da ciddi riskler doğurur.

 

Örneğin;

·       Kişisel veriler fark edilmeden açık klasörlerde tutulabilir.

·       Ticari sır niteliğindeki dokümanlar gereğinden fazla kişi tarafından erişilebilir durumda olabilir.

·       Eski çalışanlara ait bilgiler sistemlerde kalmaya devam edebilir.

·       Yapay zekâ projeleri yanlış veya gereksiz verilerle beslenebilir.

 

Regülasyon denetimlerinde kurumlar hangi verinin nerede bulunduğunu gösteremeyebilir.

 

Bütün bu sorunların ortak nedeni aslında aynıdır:

 

Veriyi korumaya çalışıyoruz, ancak önce onu tanımamız gerekiyor.

Modern veri güvenliği yaklaşımı artık "önce keşfet, sonra koru" prensibi üzerine kuruludur.

 

Veriyi keşfetmeden sınıflandırmak mümkün değildir.

 

Sınıflandırmadan risk analizi yapılamaz.

 

Risk bilinmeden doğru güvenlik politikaları oluşturulamaz.



 


Tam da bu noktada GEODI devreye girer.

 

GEODI; kurum içerisindeki farklı veri kaynaklarını tarayarak dosyaları, belgeleri, e-postaları ve diğer içerikleri indeksler. Yalnızca dosya isimlerine değil, içeriklerine de bakarak veriyi anlamlandırır ve kurumun sahip olduğu bilgi varlıklarını görünür hale getirir.

 

Böylece kurumlar yalnızca "kaç dosyam var?" sorusunun değil;

·       Hassas veriler nerede?

·       Kişisel veriler hangi sistemlerde bulunuyor?

·       Aynı dokümanın kaç farklı kopyası var?

·       Hangi departman hangi verilere sahip?

·       Hangi bilgiler yıllardır kullanılmıyor?

·       Hangi veriler daha yüksek risk taşıyor?

gibi kritik soruların da yanıtını alabilir.

 

Günümüzde veri güvenliği, yalnızca tehditleri engellemekten ibaret değildir.

 

Gerçek güvenlik, sahip olduğunuz bilgiyi tanımakla başlar.

 

Çünkü göremediğiniz veriyi yönetemez, yönetemediğiniz veriyi ise koruyamazsınız.

 

GEODI ile ilk adımı atın.

 

Verinizi görünür hale getirin, risklerinizi anlayın ve veri güvenliğine sağlam bir temel oluşturun.

 

 

GEODI Discovery Series

Prepared by Zero Second

Helping organizations discover, understand and protect their most valuable asset: data

 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page