Bir Sonraki Ağ Sorununu Kullanıcılardan Önce Görebilir misiniz? | BlueCat LiveAction #16
Güncelleme tarihi: 7 gün önce
Görünürlükten Öngörülebilirliğe: Predictive Network Operations ile Sorunu Görmekten, Sorunu Öngörmeye
Network operasyonları uzun yıllar boyunca aynı döngüyle çalıştı. Bir problem oluşur. Kullanıcı şikâyet eder. Alarm gelir. Operasyon ekibi incelemeye başlar. Loglar kontrol edilir. Trafik analiz edilir. Root cause bulunur. Problem çözülür.
Bu model çalışır. Ancak önemli bir dezavantajı vardır: Operasyon, problemin arkasından gelir.
Modern network altyapılarında ise asıl hedef yalnızca problemi daha hızlı çözmek değildir. Bir sonraki adım şudur: Problem kullanıcıyı etkilemeden önce ne olacağını görebilir miyiz?
Görünürlük İlk Adımdı
Bu seriye çok temel bir soruyla başladık: Ağınızda gerçekten ne olduğunu görebiliyor musunuz? Çünkü göremediğiniz bir altyapıyı yönetemezsiniz.
Ancak network visibility geliştikçe operasyon ekiplerinin önünde yeni bir fırsat ortaya çıkar. Artık yalnızca “Şu anda ne oluyor?” sorusuna değil, “Bu davranış böyle devam ederse biraz sonra ne olacak?” sorusuna da bakabiliriz.
İşte network observability ile predictive operations arasındaki geçiş burada başlar.
Tek Bir Alarm Geleceği Söylemez
Bir interface’in %85 utilization seviyesine ulaşması alarm oluşturabilir. Ancak bu bilgi tek başına yeterli değildir.
Belki utilization yalnızca birkaç dakika yüksektir ve tekrar normale dönecektir. Belki de son altı haftadır düzenli biçimde artmaktadır: %52 → %58 → %64 → %71 → %78 → %85.
Bu durumda elimizde yalnızca yüksek utilization yoktur. Bir trend vardır. Ve trend bize başka bir şey söyler: Bu bağlantı kapasite sınırına yaklaşıyor.
Predictive network operations’ın temel farkı budur. Tek bir metriğe değil, metriğin zaman içerisindeki davranışına bakar.
Anomali ile Trend Aynı Şey Değildir
Network davranışını öngörebilmek için iki farklı sinyali ayırmak gerekir.
Anomaly, normal davranıştan beklenmeyen sapmadır. Örneğin normalde %30 civarında çalışan bir bağlantının aniden %90’a çıkması.
Trend ise davranışın zaman içerisinde belirli bir yönde ilerlemesidir. Örneğin aynı bağlantının her ay biraz daha fazla kullanılması.
Biri bize “Şu anda olağan dışı bir şey oluyor” der. Diğeri “Bu şekilde devam ederse yakında bir problem oluşabilir” der. Olgun network operasyonlarında her iki perspektife de ihtiyaç vardır.
Historical Data Geleceği Anlamanın Temelidir
Bir önceki makalemizde geçmişte yaşanan bir problemi yeniden incelemek için Historical Network Forensics yaklaşımını ele aldık.
Ancak historical data yalnızca geçmişte ne olduğunu anlamak için değerli değildir. Aynı zamanda gelecekte ne olabileceğini anlamanın da temelidir.
Hangi saatlerde trafik artıyor?
Hangi günlerde belirli uygulamalar daha yoğun kullanılıyor?
Hangi WAN bağlantısında utilization sürekli yükseliyor?
Hangi lokasyonda latency trendi kötüleşiyor?
Hangi network path belirli zamanlarda performans kaybediyor?
Bu davranışlar tekrarlandıkça network’ün operasyonel modeli oluşmaya başlar. Geçmiş, geleceğin bağlamını oluşturur.

“Sorun Var mı?” Yerine “Risk Nerede Büyüyor?”
Reaktif network operasyonunda ekipler çoğunlukla mevcut problemlere bakar. Predictive yaklaşımda ise soru değişir.
Hangi bağlantı kapasite sınırına yaklaşıyor?
Hangi uygulamanın trafik büyümesi mevcut altyapıyı zorlayacak?
Hangi lokasyonda performans trendi kötüleşiyor?
Hangi path giderek daha fazla latency üretmeye başladı?
Hangi davranış ileride kullanıcı deneyimini etkileyebilir?
Bu sorular operasyon ekibini problem çözen ekipten, problemi oluşmadan yöneten ekibe taşır.
Capacity Planning Artık Yıllık Bir Excel Çalışması Olmamalı
Geleneksel capacity planning çoğu kurumda dönemsel yapılır. Geçmiş kullanım raporları çıkarılır, büyüme tahminleri yapılır ve bir sonraki yıl için bandwidth veya altyapı yatırımı planlanır.
Ancak cloud migration, yeni SaaS uygulamaları, video trafiği, hybrid çalışma, yeni şubeler, IoT sistemleri ve backup süreçleri network davranışını kısa süre içerisinde değiştirebilir.
Bu nedenle capacity planning yalnızca yıllık planlama süreci değil, sürekli gözlemlenen bir network davranışı haline gelmelidir.
Predictive Operations, “Her Şeyi Tahmin Etmek” Değildir
Predictive network operations geleceği kusursuz biçimde tahmin etmek anlamına gelmez. Network son derece dinamik bir ortamdır.
Amaç geleceği bilmek değil, risk sinyallerini daha erken görebilmektir.
Bir kapasite problemi henüz congestion oluşturmadan, bir performans trendi kullanıcı şikâyetine dönüşmeden veya bir anomali daha büyük bir probleme dönüşmeden operasyon ekiplerinin dikkatini doğru noktaya yönlendirebilmektir.
BlueCat LiveAction ile Telemetry’den Operasyonel Öngörüye
BlueCat LiveAction ile network ekipleri farklı network telemetry kaynaklarını aynı operasyonel bağlam içerisinde değerlendirerek ağ davranışının zaman içerisindeki değişimini daha görünür hale getirebilir.
Trafik trendleri ve utilization değişimleri
Latency ve packet loss davranışları
Application performance değişimleri
Network path davranışları
Capacity eğilimleri ve anomaliler
Böylece monitoring yalnızca mevcut durumu gösteren bir ekran olmaktan çıkar. Network davranışını anlamaya yardımcı olan operasyonel bir veri katmanına dönüşür.
Monitoring → Visibility → Observability → Predictability
Network operasyonlarının olgunlaşmasını dört aşamada düşünebiliriz.
Monitoring — Bir şey bozuldu mu?
Visibility — Ağda ne oluyor?
Observability — Neden oluyor?
Predictability — Bu davranış devam ederse ne olabilir?
Bu aşamaların hiçbiri diğerinin yerine geçmez. Monitoring sinyali üretir. Visibility bağlam sağlar. Observability davranışı anlamlandırır. Predictability ise ekiplerin daha erken aksiyon almasına yardımcı olur.
Network Operations’ın Yeni KPI’ı: Kaç Problemi Önlediniz?
Operasyon ekipleri geleneksel olarak kaç incident oluştuğu, MTTR, kapatılan ticket sayısı ve availability gibi KPI’larla ölçülür.
Predictive operations ise daha farklı bir KPI’ı mümkün hale getirir: Kaç problem kullanıcıyı etkilemeden önce fark edildi?
Bir kapasite yatırımı doğru zamanda yapıldıysa, congestion riski önceden görüldüyse veya kötüleşen bir path kullanıcıları etkilemeden değiştirildiyse operasyon ekibi yalnızca incident çözmemiştir. Incident oluşmasını engellemiştir.
16 Makalede Aynı Noktaya Geldik
Bu seri boyunca Visibility, Root Cause Analysis, Application Performance, Packet Analysis, Anomaly Detection, Path Analysis, Capacity Planning, Flow Analytics, SD-WAN, Hybrid ve Multi-Cloud, Voice & Video, Change Validation ve Historical Network Forensics gibi farklı network problemlerini ele aldık.
Ancak bütün bu başlıkların ortak bir amacı vardı: Ağın davranışını daha iyi anlamak.
Network operasyonlarında hız yalnızca daha hızlı müdahale etmekten gelmez. Doğru veriyi, doğru bağlamda, doğru zamanda görebilmekten gelir.
Ve yeterli görünürlük oluştuğunda bir sonraki adım artık daha fazla dashboard değildir. Daha fazla öngörüdür.
Yönetici Notu
Network altyapıları işletmelerin dijital operasyonlarının temelidir. Cloud uygulamalarından müşteri servislerine, üretim sistemlerinden uzaktan çalışmaya kadar kritik iş süreçlerinin tamamı network performansına bağlıdır.
Bu nedenle network operasyonlarının hedefi yalnızca yüksek availability sağlamak olmamalıdır. Asıl hedef öngörülebilir performans olmalıdır.
BlueCat LiveAction ile network telemetry’sini operasyonel bağlama dönüştürmek; ekiplerin yalnızca mevcut problemleri daha hızlı analiz etmesine değil, gelişmekte olan riskleri daha erken fark etmesine de yardımcı olabilir.
Önce ağı görün. Sonra nedenini anlayın. Geçmişini inceleyin. Trendlerini takip edin.
Bir Sonraki Problemi Kullanıcılarınızdan Önce Görün.
BlueCat Wednesday | Enterprise LiveAction Series #16
Prepared by Zero Second
Helping organizations anticipate network risks before users feel them





















Yorumlar